CerModern, Nisan ayında izleyicilerini sanatçı Mustafa Cemal Yıldırım’ın (Musto) çok katmanlı sanat yolculuğuna davet ediyor. “Aidiyet Katmanları” başlıklı sergi, sanatçının içsel arayışları, köken kültürüyle bağı ve kimlik inşası üzerinden şekillenen eserlerini bir araya getiriyor.

Serginin küratörlüğünü yazar ve sanat eleştirmeni Ümit Yaşar Gözüm, sergi koordinatörlüğünü ise sanatçı danışmanı Ayşegül Atmaca üstleniyor. Ziyaretler, 03 Nisan – 27 Nisan 2025 tarihleri arasında CerModern’de gerçekleştirilebilecek.

Institut français Ankara Uluslararası Fotoğraf Sempozyumu’na katılıyor! Institut français Ankara Uluslararası Fotoğraf Sempozyumu’na katılıyor!

KÖKLER, KİMLİK VE SANATIN KATMANLARI

“Aidiyet Katmanları”, sanatçının yalnızca estetik değil, varoluşsal bir ifade biçimi olarak sanatla kurduğu ilişkiyi gözler önüne seriyor. Sergi, “köken kültür sanatçı için ne ifade eder?”, “çok kültürlülük sanatta nasıl tezahür eder?” gibi soruların izini sürerken, kimlik ve yalnızlık kavramlarına odaklanıyor.

Sanatçı, köklerinden uzak yaşarken şekillenen çoklu aidiyet hissi ve bu hissin yarattığı içsel boşluğu, plastik bir dil ve katmanlı yapılarla anlatıyor. “Öz” kavramının izini süren Musto, doğu ve batı düşüncesi arasında kendi sentezini yaratırken, bireysel ve kültürel kimliklerin örtüştüğü bir sanat dili oluşturuyor.

SANATIN TEKNİĞİ VE DÜŞÜNSEL DERİNLİĞİ

Musto’nun resimlerinde dikkati çeken başlıca unsurlardan biri, lüminesans (ışıldama) boyama tekniği ile oluşturduğu zemin ve renk katmanları. Sanatçı, doğadan olduğu kadar insan doğasından da ilham alarak geliştirdiği teknikle, izleyiciyi derin ve lirik bir anlatımın içine çekiyor.

Resme parmaklarıyla başlayan, bedeniyle bütünleştiren bir sanat pratiği benimseyen Musto, fırçayı ikinci planda kullanıyor. Eserlerinde içgüdüsel leke-doku dengesi ve pentürel yapıların hâkim olduğu görülüyor. Katmanların içine gizlenmiş imgeler, izleyiciyi düşünsel bir yolculuğa davet ediyor.


BİR SANAT SERÜVENİNİN RETROSPEKTİFİ

“Aidiyet Katmanları”, sanatçının yalnızca bugünkü üretimlerini değil, aynı zamanda zaman içinde geçirdiği dönüşümün izlerini taşıyan retrospektif bir sergi niteliği taşıyor. Bu anlamda, Musto’nun kişisel sanat tarihiyle ilk büyük yüzleşmesi ve aidiyetiyle buluşması olarak öne çıkıyor.

Kaynak: Sevda Ecem Karapolat