İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun gözaltına alınmasının hemen ardından piyasalarda yaşanan hareketlilik dikkat çekerken dolar kuru, birkaç saat içinde tam 6 lira birden artarak 42 liraya fırladı. Bu hızlı artış, döviz piyasasında büyük bir panik yarattı.
DOLAR VE EURO'DA TARİHİ ARTIŞ
Geçtiğimiz hafta, ABD doları yüzde 0,01 oranında artarak 38,0140 liraya yükseldi. Euro ise, yüzde 1,81 artışla 41,8720 liraya çıktı. Dolar kurundaki son iki haftalık yatay seyir, ani bir şekilde sona erdi.
DOLAR KURU, MERKEZ BANKASI'NI ZORA SOKTU
Doların hızla yükselmesinin ardından Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), piyasaya müdahale etti. Merkez Bankası'nın adımlarıyla birlikte dolar kuru 38 lira seviyelerinde dengelendi. Ancak, bu hızlı artış Merkez Bankası'nın döviz rezervlerini olumsuz etkiledi. 21 Mart haftasında 163,114 milyar dolar olan resmi rezerv varlıkları, 28 Mart haftasında 156,5 milyar dolara geriledi. Yani, bir hafta içinde Merkez Bankası'nın rezervleri 6,6 milyar dolar azaldı ve yüzde 4'lük bir düşüş yaşandı.
UZMANLAR, DOLARIN YIL SONUNA KADAR ARTMAYA DEVAM EDECEĞİNİ ÖNGÖRÜYOR
Uzmanlar, dolar kurunun yıl sonuna kadar kademeli bir şekilde artmaya devam edeceğini belirtiyor. Enflasyonun kontrol altında tutulması amacıyla ekonomi yönetiminin doları baskılamaya devam edeceğini ifade eden uzmanlar, yıl sonu itibarıyla dolar kurunun 41 lira seviyelerine çıkmasını bekliyor. Bu süreçte, Merkez Bankası'nın döviz rezervlerinin daha fazla erimemesi için daha fazla müdahale etmesi gerekebilir.
PİYASALAR VE EKONOMİ ÜZERİNDEKİ ETKİLER
Doların bu kadar hızlı bir artış göstermesi, özellikle ithalat ve dış borç ödemeleri gibi ekonominin önemli alanlarını doğrudan etkileyebilir. Dövizdeki dalgalanmalar, şirketlerin maliyetlerini artırırken, enflasyonist baskıları da tetikleyebilir. Ekonomi yönetiminin, döviz kuru üzerinde nasıl bir strateji izleyeceği, Türkiye'nin ekonomik geleceği için kritik önem taşıyor.