Kentlerin dirençliliğinin tartışıldığı kongre kapsamında 45 oturum düzenlendi. 

Kongrenin üçüncü ve son günü “idRC2024 Değerlendirme Toplantısı” ile tamamlandı. Moderatörlüğünü Türk Japon Vakfı’ndan Dr. Emin Özdamar’ın yaptığı toplantıya Türkiye Bel.Bir.Gen.Sek.Yrd. Dr. Şengül Altan Arslan, Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nden Dr. Ayşegül Askan, Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nden Dr. Meltem Şenol Balaban, Ankara Üniversitesi’nden Dr. Şükran Şahin, İstanbul Teknik Üniversitesi’nden Dr. Nilgün Okay katıldı.

Şengül Altan Arslan Tbb Dirençlilik Konferans

DEPREM ÇOK YÖNLÜ ELE ALINIYOR

Dirençlilik kavramını her konu çerçevesinde ele almaya çalıştıklarını, ama daha 6 Şubat’ın etkileri çok taze olduğu için ister istemez biraz depreme doğru yöneldiklerini belirten Türkiye Bel.Bir.Gen.Sek.Yrd. Dr. Şengül Altan Arslan, “Özellikle toplumun psikolojik dayanıklılığı, sosyal bağların dayanıklılığı ve ekonomik sürdürülebilirlik ekseninde dirençliliği çok geniş bir perspektifte aldığımızı gördük, bu beni çok mutlu etti. Genellikle daha küçük tartışma ortamlarında ben şunu görüyordum; altyapı, üst yapı sorununa depremi çok odaklıyordu konuştuğumuz yöneticiler. Depremle yüz yüze kalmış ve bunun öncesini sonrasını bilen belediye başkanlarını burada ağırladığımız için. Ya da başta deprem beklentisinde olan belediye başkanlarını ağırladığımız için muhtemelen depremi aslında çok yönlü ele aldıklarını ve aslına bakarsanız sadece altyapı, üstyapı meselesi olarak görmediklerini gördüm bu da beni son derece mutlu etti.” dedi.

Ayşegül Askan Odtü Tbb Dirençlilik

EĞİTİM VE İLETİŞİM ÖNEMLİ

Gönlündeki şeyin, ileride; konferans kapsamında, belediyelerle hiç kopmamak olduğunu ve uygulama ile bilim arasındaki bağın artık doğallaşması gerektiğini dile getiren Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nden Dr. Ayşegül Askan, “Gelişmiş ülkelerde bilim ve yerel yönetim arasındaki bağlar biraz zayıf ama gelişmekte olan ülkelerde de bu bağlar bir miktar daha da zayıf. Bunları güçlendirmemiz lazım. Bu tek yönlü bir güçlendirme olamaz, bu ilişkileri hepimizin kurması lazım. Hayalimdeki dirençli Türkiye’de bilim, yerel yönetim ve halk, vatandaş el eledir. Benim böyle bir hayalim var gerçekten, ancak böyle olur. Burada da iki tane kelimem var, eskiden sadece eğitimle bitirirdim. Artık iletişim ve eğitim diyorum. Umuyorum ileride gerçekten dirençli bir Türkiye görürüz ve artık hasarlarımızı değil, geleceğe yönelik planlarımızı ve ne kadar güzel atlattığımızı konuşuruz.” ifadelerini kullandı.

Meltem Şenol Balaban Odtü Tbb Dirençlilik

KENDİMİZİ YETERİNCE GÜÇLENDİREMEDİK

Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nden Dr. Meltem Şenol Balaban, “6 Şubat depremlerini yaşadık ve inanılmaz bir kayıp oldu. Demek ki aslında o kadar da iyi değiliz. Genelde o kadar da kendimizi güçlendiremedik. Hâlbuki çok şey yaptık 1999’dan beri ama yeterli düzeyde yaygınlaştıramadık belki. Belki bunların bazıları kâğıt üstünde kaldı, uygulamaya çok da geçemedi. O yüzden ben altıncısını yaptığımız dirençlilik kongresinin; zaman içinde artık ‘dirençlilik’ kelimesinin de çok yaygınlaştığından başlamak üzere bunun çok disiplinden, çok katmanlı bir konu olduğunu, her daim gündeme taşıdığını görüyorum. Bundan dolayı, bence bu kadarı bile şu an için bir katkıdır diye düşünüyorum. Ama sizleri ve bizleri, hepimizi bütün bu konuya kafa yoran kişileri de, yaşadığımız ortamı gelecek için daha iyi hale getirmek üzere bir araya getirmesi adına ayrıca anlamlı buluyorum.” şeklinde konuştu.

Şükran Şahin Ankara Üniversitesi Tbb Dirençlilik

KENTLER ORGANİK OLMALI

Kentlerin normatif olarak ‘makine biçiminde kentler’ ve ‘organik kentler’ diye ikiye ayrılabileceğini söyleyen Ankara Üniversitesi’nden Dr. Şükran Şahin, “Bunu bilim insanları böyle ayırıyor. Kenti organik kentlere döndürmek zorundayız kanımca. Çünkü aslında yukarıdan aşağıya yaklaşımlar, çok sayıda afet yönetim planları üst ölçekli. Ama afet sırasında ve afetin ilk günlerinde takdir edersiniz ki çözüm üretmiyor. Toplumu bekler vaziyette tutuyor ve aslında bu tip planlar afet anında ve hemen sonrasında dirençliliği oldukça düşürüyor. O zaman bizim aşağıdan yukarıya yaklaşıma ihtiyacımız var. Burada da açık ve yeşil alanların fonksiyonlarına ihtiyacımız var. Halk, toplum bu ilk günlerde ilk anda kendi başının çaresine bakmak durumunda. Bunu da günlük yaşamını aslında tahliye olmak için gideceği ya da geçici konutların yerleşeceği alanları günlük yaşamına katarak kazanabilir.” dedi.

Itü Nilgün Okay Tbb Dirençlilik

AFETLER DOĞAL DEĞİLDİR

"Afetler doğal değildir, tehlikeler doğaldır." diyen İstanbul Teknik Üniversitesi’nden Dr. Nilgün Okay, “Kavramı öyle koyarsak afet bir sonuçtur, durumdur. Afet; bina yıkıldı, hasar gördü, insanlar yaralandı, yollar kapandı ve yerel olarak yerel yönetim artık çalışamıyor. O zaman dışarıdan yardım gelmesi lazım, buna ‘afet’ diyoruz. Eğer kendi kendine yetebiliyorsa yerel yönetim, yerel imkânlar, olanaklar sağlanıyorsa o zaman ‘acil durum’. Onu halledebilir kendi kendine. Afet, büyüklüğüne göre değişiyor, işte ‘felaket’ diyoruz, bu sefer merkezi yönetim de yetmiyorsa, o zaman yurtdışından, uluslararası bölgeden yardım geliyor, bunlar afet. Yoksa deprem afet değil. Sel örneğin yahut da bir nehir düşünün, taşıyor nehir. Hatta sel çok iyi bir şey tarım için. O topraklar sulanıyor, hele zamanında yağış oluyorsa, mevsiminde yağış tarıma da yararlı oluyor. Eğer nehrin çevresinde bir yerleşim yoksa hiçbir sorun değil, o afet filan değil. Ama şehirde olursa afet. Çünkü biz ne yapıyoruz yine doğal olarak akarsuların üstünü kapatıyoruz. Yollar yapıyoruz üstüne. Yani doğayı biz zapt etmeye çalışıyoruz. Yaptığımız olay o aslında. Antik insanoğlu mağaradan itibaren şehirleşmeye kadar doğayla mücadele etti. Hep doğa onun üstünde hâkimdi. Ama şimdi şehirleşme olduktan sonra artık insan doğaya hükmetmeye başladı. Ama doğa da bizden acısını çıkarıyor. Çünkü çok çoğaldık.” ifadelerini kullandı.

Türk Japon Vakfı Emin Özdamar Tbb Dirençlilik (1)

GELECEK NESİLLERİ BİLİNÇLENDİRİYORUZ

Türk Japon Vakfı’ndan Dr. Emin Özdamar, toplantı sonrasında ankaranethaber.com muhabirine açıklamalarda bulundu. Türk Japon Vakfı olarak, özellikle öğrencilere ve öğretmenlere yönelik afetler konusunda bilinçlenmelerine, bilgilenmelerine yönelik pek çok çalışma yürüttüklerini belirten Özdamar, “Özellikle 2016’dan itibaren aktif olarak Ankara’da Türk Japon Vakfı Kültür Merkezi’nde yaz okulları açıyoruz. Afet eğitimi ve Japon kültürü üzerine Türkiye’nin farklı yerlerinden öğrencileri, öğretmenleri hem Ankara’ya, hem Bursa’ya davet ediyoruz. Bursa’da afet eğitim merkezi var, Japonların oluşturduğu merkezlere benzer, yine Japonya’yla işbirliği içerisinde oluşturulmuş. O tip merkezlerde geleceğin nesillerini afetler konusunda bilinçli olmaya, bilgili olmaya ve doğa olaylarının afete dönüşmemesi için neler yapması gerektiği konularında bilgilendirmeye çalışıyoruz.” şeklinde konuştu.

Türk Japon Vakfı Emin Özdamar Tbb Dirençlilik (2)Emin Özdamar Dirençlilik Konferansı Tbb Türk Japon Vakfı (2)Emin Özdamar Dirençlilik Konferansı Tbb Türk Japon Vakfı (1)

Muhabir: Necdet Gürsoy