Adana sokaklarında dolaşırken “Vücudum şehrini seyran eylerken”, cihanda eşi bulunmaz bir dilber aradı gözlerim!
Candan başka yoktur elde sermayem
O da sana gurban olsun can dilber
Fedakarlığım mumbar kadar kıymet görmeyince, “Halep’te bir güzel gördüm” diyenleri kendi haline bırakıp, “Ben de gittim bir geyiğin avına”!
***
Davul sesi gibi uzaktan yayılan bir uzun havayla havamı buldum:
- Şu cerenin kaşı gözü sürmeli…
Türküyü çığıranın hali haraptı. Çünkü;
Şu cerenin dolakları yokuşlu
Kaşı gözü guduretten nakışlı
Kurumu da yavrı şahan bakışlı.
Sabahtan karşıma çıktı bu ceren
Aklımı başımdan aldı bu ceren
***
Ben ise; “Nerde benim mor sümbüllü bağlarım” diyerek gurbet elde ah çekerek o yana bu yana seğirtip duruyordum!
Öyle ya, “Varıp neylemeli sılayı gayrı”! Sılaya böyle bakarken, “Gurbette halimi soran olmadı”.
Adana’dan çıktım, kaşlarımı yıktım, sevgiliye gittim! Diyeceklerim vardı:
Kırmızı gül olsan har olamazsın
Azrail olsan can alamazsın
Dünyayı kalbura koysan elesen
Sen de benim gibi yar bulamazsın
Yüz çevirdi…
Hemen kendime geldim, aslıma döndüm:
-Üryan geldim gine üryan giderim…
YAZININ DEVAMI DİĞER SAYFADA>>>
En iyisi Adana sokaklarında dolaşmak, bu güzel şehrin tadını çıkarmaktı…
Seyhan nehrinin su fakiri serinliğini güneşlik gibi kullanıp Sabancı Camisini arkasına fon yapmış pamuk şekerci görmezden gelinecek gibi değildi… Duvar yazısı çirkinliğine bulanmış duvara hem makam arabası bisikleti hem de kendini yaslamış müşteri bekliyordu…
Şekerimi sapıtma ihtimali olsa da ‘bi dene verele emmi’ dedim! Yedim!
Az ötesindeki ‘su ve ayran’ satıcısı kendisini gölgeye konuşlandırırken, market arabası üzerine yerleştirdiği su ve ayran dolu güneş ile baş başa bırakmıştı! Ayranı kebap ile yeme planı yaparak, kağıt helva hararetini bastırmak için su istedim.
Kapağı açınca gördüm ki sular ve ayranlar buz kalıpları arasında sıcağın keyfini sürüyor! Görüntüye aldanmamak gerekiyormuş!
Su iyi geldi; buz gibi bir avuç suyu yüzüme çarpınca canlandım…
Öğlen saatinde Adana güneşinin altında dolanıp duranlardan olunca çabuk tavsadım.
Otele doğru yönelince girdiğim sokakta, ehliyetimi PVC ile kaplatıp güvenceye aldım.
Sağu duş ve şekerleme kendime getirir diyerek daldım otele…
***
Adana gezimiz sürecek…