Kızılcahamam ilçesinde konumlanan Alicin Manastırı, hakkında anlatılan efsanelerle birlikte ilgi çekici bir yapı olmuştur. Manastırın nasıl inşa edildiği sorusu hala cevapsızdır ve bu durum, insanların hayranlıkla bakmasına sebep olmaktadır. Rivayetlere göre, tarihi kayalıklar üzerine kurulan bu yapı, nasıl bu şekilde yapıldığına dair büyülü bir hava taşımaktadır.





Ankara merkezine yaklaşık 90 kilometre uzaklıkta bulunan, Kızılcahamam ilçe merkezine ise yaklaşık 42 kilometre mesafede konumlanan Alicin Kanyonu içerisinde bulunan bu yapı, ziyaretçileri antik bir kent atmosferine sürüklerken aynı zamanda etkileyici rivayetlerle de ilgi çekmektedir.







Oldukça dik bir yamaç üzerine konumlanmış olan bu manastırın geçmişi hakkında kesin bilgilere ulaşılamamış olsa da, yapılan kıyaslamalar Sümela Manastırı ile dikkate değer benzerlikler taşıdığını göstermektedir. Ayrıca tarihsel ölçütler göz önüne alındığında, Alicin Manastırı'nın Sümela Manastırı'ndan daha eski olduğu düşünülmektedir.




Manastırın dışarıdan görünen örme duvarının ardında, 20 metre uzunluğunda ve 4 metre genişliğinde bir boşluk bulunmaktadır. Bu manastıra tırmanarak ulaşmak mümkündür. Duvar yüksekliği 10 metreye kadar çıkan bu yapı, çakıl taşı ve kırmızı tuğla gibi malzemelerin bir arada kullanıldığı bir yapıya sahiptir. Ayrıca 4 kat olarak inşa edildiği görülmektedir.

ALİCİN MANASTIRI KAMP ALAN BÖLGESİ

Alicin Manastırı hakkındaki en garip ve ilginç detaylar, çeşitli rivayetlerle örtüşmektedir. Halk arasında anlatılan rivayetlere göre, bu manastırın M.S. 1. yüzyılda Romalıların zulmünden kaçan keşişlerin sığındığı yer olduğuna inanılır. Ancak bir başka rivayete göre, 19. yüzyılda eşkıya olarak bilinen Cin Ali'nin manastırı inşa ettiği iddia edilir.