Osmanlı-Rus Savaşı sırasında Türk askerini arkadan vuran, Türk köylerini basarak insanları katleden Ermeniler, Birinci Dünya Savaşı devam ederken emperyalist devletlerin tahrikiyle katliamlara girişti.

Van’ı işgal eden Ruslarla iş birliği yapan Ermeniler, itilaf devletlerinin Çanakkale’ye taarruzları ve Karadeniz’de bazı limanların Rus filosu tarafından bombalanması sırasında; İzmit, Adapazarı, Bursa gibi illerde de ihanet içindeydi.

İhanetin boyutu öylesine büyüdü ki, Anadolu içlerinde mukatele başladı. Ermeniler için bir yer değişikliği düşünüldü. Ancak Osmanlı İmparatorluğu bunu yaparken, Ermenileri ölüme yollar gibi değil, bir kanun ve nizam çerçevesinde gerçekleştirmek için 14 Nisan 331’de (1915’te) Tehcir Kanunu'nu çıkardı…
İşte o kanunun maddeleri:

Madde 1- Vakt-i seferde ordu ve kolordu ve fıkra kumandanları ve bunların vekilleri ve müstakil mevki kumandanları, ahali tarafından herhangi bir kuvvetle hükümet emirlerine, memleket müdafaasına ve asayişin muhafazasına taalluk eden icraat ve tertibata karşı muhalefet ve silahlı tecavüz, mukavamet görürlerse, derhal askeri kuvvetle şiddetli surette bunları cezalandırmağa; yapılan tecavüz ve mukavemeti esasından imha etmeğe mezun ve mecburdur.

Madde 2- Ordu ve müstakil kolordu ve fıkra kumandanları, askeri sırları ifşa veya casusluk ve hıyanetlerini öğrendikleri köylerde ve kasabalarda meskun kimseleri teker teker veya toplu olarak diğer mahallere sevk ve iskan edebilirler.

Madde 3- İşbu kanun neşir tarihinden muteberdir.
Ermeniler, devletin selameti, sivil-asker kesimin emniyeti için bu kanun maddeleri çerçevesinde yer değiştirme işlemine tabi tutuldu.