2025 yılı asgari ücret zammının belirlenmesinde, 4 Kasım Pazartesi önemli bir tarih olarak öne çıkıyor. Ekim ayı enflasyon verilerinin açıklanmasıyla, yıl sonuna doğru yapılacak zam farkına yönelik belirleyici iki veri, kasım ve aralık ayı enflasyon oranları olacak. Bu verilerin ardından, zam oranının şekillenmesi bekleniyor.

Asgari ücrette yapılacak zam oranı, işçi sendikaları ile hükümet temsilcilerinin Aralık ayında yapacağı görüşmelerle kesinleşecek. Milyonlarca çalışanı doğrudan etkileyecek olan bu karar, kamuoyunun dikkatle takip ettiği bir gündem maddesi.

Sosyal Güvenlik Kurumu verilerine göre, Türkiye'de yaklaşık 7 milyon kişi asgari ücretle çalışıyor. Bu oran, özel sektördeki maaş skalalarını da doğrudan etkiliyor ve asgari ücret, Türk ekonomisinin temel unsurlarından biri haline geliyor.

Çalışma Genel Müdürlüğü verilerine göre, 2024 yılı için brüt asgari ücret 20,002.50 TL olarak belirlenmişti.

Ancak SGK prim kesintisi, işsizlik sigortası primi gibi kesintiler düşüldüğünde asgari ücretin net tutarı 17,002.12 TL olarak çalışanlara yansıyor. Bu tutarın işveren maliyeti ise, ek primler dahil edildiğinde 23,502.94 TL'ye ulaşıyor.

2025 yılı için asgari ücret zammı konusunda iki farklı tahmin mevcut. Bunlardan biri yıl sonu enflasyon oranına göre, diğeri ise 2025 yılı beklenen enflasyon oranına göre belirleniyor.

Yıl Sonu Enflasyon Oranına Göre Tahmin:
2024 yılı enflasyon oranının %43 civarında olması bekleniyor. Bu durumda, 2024 yılı net asgari ücreti olan 17,002.12 TL’ye %43’lük enflasyon oranı eklenirse, 2025 yılı asgari ücret tutarının 24,313.03 TL civarında olması öngörülüyor. Hükümet yetkilileri, asgari ücrete enflasyon oranının üzerinde bir artış yapılmayacağını belirtiyor.

Beklenen Enflasyon Oranına Göre Tahmin:
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, 2025 yılı enflasyon beklentisinin %17,5 olduğunu ifade etmişti. Beklenen enflasyon oranı dikkate alınarak yapılan hesaplamalara göre, 2025 yılı için asgari ücret tutarının yaklaşık 19,977.49 TL olması gündemde.

Ancak işçi sendikaları, yüksek enflasyon nedeniyle asgari ücretlilerin alım gücünün düştüğüne dikkat çekerek bu rakamın yetersiz kaldığını vurguluyor.