Mpox virüsü, ilk kez 1958 yılında maymunlarda tespit edildi ve çiçek hastalığına benzer cilt lezyonları nedeniyle " maymun çiçeği" olarak adlandırıldı. İnsanlarda ilk vaka ise 1970 yılında Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nde (o zamanki adıyla Zaire) görüldü. DSÖ, 2022 yılında hastalığın küresel yayılımı sırasında "Mpox" adını benimseyerek, toplumsal damgalanmayı ve ayrımcılığı azaltmayı amaçladı. Virüs, çiçek virüsüne akraba bir DNA virüsüdür ve çiçek hastalığına benzer, ancak daha hafif seyreden bir enfeksiyona neden olur. Orta ve Batı Afrika’da iki farklı genetik alt tipin hastalığa yol açtığı bilinmektedir. 2024 yılında artan vakalarda ise alt tip 1b saptandı.

Maymun çiçeği virüsü Avrupa'da ilk kez İsveç'te tespit edildi. İsveç Sağlık ve Sosyal İşler Bakanı Jakob Forssmed, yaptığı basın açıklamasında, Clade I adı verilen virüsün daha ciddi bir türünün ülkede görüldüğünü doğruladı. İsveç Halk Sağlığı Kurumu, bu vakanın Avrupa’da görülen ilk tehlikeli varyant olduğunu ve hastanın Stockholm’de bulunduğunu belirtti.

Dünya, Covid-19 pandemisinin yarattığı travmanın izlerini henüz silmeden, yeni bir salgın tehdidiyle karşı karşıya kalmış durumda. Uzmanlar, maymun çiçeği virüsünün hem hayvanlardan hem de insanlardan bulaşabildiğini ve Covid-19'dan daha ölümcül olabileceğini belirtiyor. Virüsün yayılma potansiyeli, dünya çapında yeni bir salgın riski oluşturuyor.

Mpox hastalığı, ateş, baş ağrısı, yorgunluk, vücut ağrıları, lenf bezlerinde şişlik ve cilt lezyonlarına neden olur. Virüsle temas ettikten sonra belirtiler genellikle 1-2 hafta içinde ortaya çıkar. İlk belirtiler arasında ateş, şiddetli baş ağrısı, lenf bezlerinde şişlik, sırt ağrısı ve aşırı halsizlik yer alır. Cilt lezyonları, genellikle ateş başladıktan 1-3 gün sonra ortaya çıkar ve vücudun farklı bölgelerinde görülebilir. Bu süreç, genellikle 2-4 hafta sürer ve kendiliğinden iyileşir.


1980 öncesinde doğanlar ve çiçek aşısı olanların virüse karşı daha dirençli olduğunu belirten Türk Klinik Mikrobiyoloji ve Enfeksiyon Hastalıkları Derneği (KLİMİK) Başkanı Prof. Dr. Serap Şimşek Yavuz, çiçek aşısının yeniden kullanılmaya başlanması gerektiğini söyledi. Virüsün ölüm oranının geçtiğimiz yıllara göre artış gösterdiğini belirten Yavuz, pandemik bir durumun henüz söz konusu olmadığını, ancak bireylerin gerekli önlemleri alması gerektiğini ifade etti.

Maymun çiçeği virüsü Türkiye’de ilk kez 2022 yılında tespit edilmişti. Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, virüsle ilgili olarak şu anda bir alarm durumunun söz konusu olmadığını belirtse de, Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Önder Ergönül, Türkiye'de az sayıda vaka görüldüğünü ifade etti. Ergönül, özellikle erkek eşcinsellerde ve onların partnerlerinde vakaların yoğunlaştığını belirtti.

Mpox, adında "maymun" geçmesine rağmen daha çok sincap, sıçan ve fare gibi kemirgenlerden insana geçen bir hastalıktır. Günümüzdeki salgınlar, genellikle insandan insana bulaşma yoluyla yayılmaktadır. Virüs, enfekte bir kişiyle doğrudan cilt teması, solunum salgıları, kontamine yüzeylerle temas, anneden bebeğe geçiş ve cinsel temas yoluyla bulaşabilir.






Mpox hastalığının tanısının konulabilmesi için öncelikle şüphelenilmesi gerekmektedir. Şüpheli durumlarda lezyonlardan örnek alınarak, biyogüvenlik düzeyi 2 laboratuvarlarda PCR testi yapılmalıdır. Mpox hastalığı için yaygın kullanılan bir ilaç bulunmamaktadır. Ancak, bazı antiviral ilaçlar ve çiçek immünoglobulini hastalığın kontrolünde kullanılmaktadır. Mpox için etkili bir aşı olan JYNNEOSTM, ABD'de FDA tarafından 2019 yılında onaylanmıştır, ancak bu aşı dünyada yaygın olarak bulunmamaktadır.
















Maymun çiçeği virüsünün belirtileri arasında ateş, vücutta kabarcıklar, halsizlik, baş ağrısı, solunum yolu problemleri ve titreme gibi semptomlar yer alıyor. Virüsten korunmanın en etkili yolu ise çiçek aşısı olmak. Tanımadığınız kişilerle cilt temasından kaçınmak, hijyen kurallarına uymak ve virüs taşıma riski olan hayvanlardan uzak durmak da önemli korunma yöntemleri arasında.