5 Aralık itibarıyla yürürlüğe girecek olan karar, araç alım-satım sürecinde yeni bir dönemin başlangıcını işaret ediyor. Ancak, gerekli yasal düzenlemelerin yapılmamış olması nedeniyle, araç sahiplerini mağduriyet riski bekliyor.
Anayasa Mahkemesi, Mart ayında alınan bir başvuruyu değerlendirerek, "Sigortacı, sigorta sözleşmesini durumun kendisine bildirildiği tarihten itibaren 15 gün içinde sonlandırabilir. Ancak sigorta, fesih tarihinden itibaren 15 gün daha geçerlidir." ifadesini içeren düzenlemenin anayasaya aykırı olduğuna hükmetti.
Kararın uygulanması için 9 aylık bir süre tanındı ve bu süre 5 Aralık'ta sona eriyor.
Bu tarihten itibaren, araç satışı sonrasında 15 günlük trafik sigortası koruması geçerli olmayacak. Ancak Karayolları Trafik Kanunu’nda gerekli düzenlemeler yapılmadığı için yeni bir geçiş süreci ve olası mağduriyetler gündeme gelecek.
İçişleri Bakanlığı'nın konuyla ilgili düzenleme yapmaması durumunda, 15 günlük sigorta süresi, kanun boşluğu nedeniyle 1 aya çıkabilir. Bu durum hem sigorta şirketlerini hem de araç alım-satım işlemi yapan vatandaşları zora sokabilir. Sigorta süresinin uzaması, sigorta şirketleri açısından riskleri artırırken, vatandaşlar için ek maliyetler ve karmaşıklık anlamına geliyor.
Araç Sahipleri Ne Yapmalı?
Olası mağduriyetlerin önüne geçmek için araç alım-satım işlemi gerçekleştirecek vatandaşların dikkat etmesi gerekenler şunlar:
Aracı Satan Kişi: Satış işlemi tamamlanır tamamlanmaz trafik sigortasını iptal ettirmeli. Bu sayede, sigorta süresi uzadığı için oluşabilecek ekstra maliyetlerin önüne geçilebilir.
Aracı Alan Kişi: Aracı teslim aldıktan hemen sonra yeni bir trafik sigortası yaptırmalı. Sigortasız araç kullanımı hem cezai yaptırımlara hem de olası kazalarda büyük mağduriyetlere yol açabilir.
Noterler: Araç devir işlemlerinde tarafları bu yeni düzenlemeler hakkında bilgilendirerek mağduriyetleri önlemek için daha aktif bir rol üstlenmeli.
Uzmanlar, İçişleri Bakanlığı’nın Karayolları Trafik Kanunu’nda gerekli düzenlemeleri yaparak bu yasal boşluğu doldurması gerektiğini belirtiyor. Aksi takdirde, hem vatandaşlar hem de sigorta şirketleri açısından karmaşık bir süreç yaşanması kaçınılmaz olacak.